Fobi Nedir?

Özgül fobi tanısı kriterleri.

A. Özgül bir nesne ya da durumla ilgili olarak belirgin bir korku, kaygı duyma (örn. uçağa binmek, yükseklikler, hayvanlar, iğne yapılması, kan görme gibi).Not: Çocuklarda, korku ya da kaygı; ağlama, bağırıp çağırarak tepinme, donakalma ya da sıkıca sarılma ile kendini gösterebilir.

B. Fobi kaynağı nesne ya da durum; neredeyse her zaman korku, kaygı doğurur.

C. Fobi kaynağı nesne ya da durumdan etkin bir biçimde kaçınılır.  

D. Duyulan korku, kaygı; özgül nesne ya da durumun yarattığı gerçek tehlikeye göre ve toplumsal-kültürel bağlamda orantısızdır.

E. Korku, kaygı, ya da kaçınma sürekli bir durumdur. Altı ay ve daha uzun sürer.

F. Korku, kaygı ya da kaçınma, klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili önemli diğer işlevsellik alanlarında,  işlevsellikte düşmeye neden olur.

G. Bu bozukluk; panik benzeri belirtilere ya da yetersizleştiren belirtilere (agorafobide olduğu gibi) eşlik eden korku, kaygı, kaçınma gibi; takıntılarla ilişkili nesneler/ durumlar gibi (takıntı-zorlantı bozukluğunda olduğu gibi); örseleyici olayların anımsatıcıları gibi (örselenme sonrası gerginlik bozukluğunda olduğu gibi); evden ya da bağlandığı kişilerden ayrılma gibi (ayrılma kaygısı bozukluğunda olduğu gibi) ya da toplumsal durumlar gibi (toplumsal kaygı bozukluğunda olduğu gibi) başka bir ruhsal bozukluğun belirtileriyle daha iyi açıklanamaz.

Fobilerin görülme sıklığı çocuk ve ergenlerde %3.5 olup genellikle 7-12 yaş arası ortaya çıkmaktadır.  Fobiler yetişkinlerde ortalama %3-%15 arası görülmekte olup yetişkinlerin sahip olduğu en yaygın ruhsal rahatsızlıklar olmaktadır. Fobiler kadınlarda, düşük eğitim seviyesi olanlarda, eşi ölmüş veya boşanmış olan kişilerde daha sık görülmektedir.

Fobilerin oluşumunda, çevre-genetik etkileşiminin önemi vurgulanmaktadır. Fobinin oluşumunda genetik etken, %47 oranında bulunabilmektedir. Fobilerin gelişimine yönelik yapılan çalışmalarda başta aile bireylerinin davranışları olmak üzere çevresel etkenlerinde önemli olduğu görülmüştür. Ailesinden birin de fobi olan bir çocuğun aile bireyini model almak yoluyla fobi geliştirme ihtimalide yüksektir.

100 den fazla fobi olmasına rağmen, bütün fobiler gen-çevre etkileşimiyle açıklanmaktadır. Kan-iğne fobisi ortaya çıkış nedeni açısından diğer fobilerden ayrışmaktadır. Kan-iğne fobisi tek bayılma tepkisi gözüken tek fobi türüdür. Bunun sebebi evrimsel açıdan bayılan bedenin yatay pozisyona gelerek vücuttaki hayati organlara daha kolay kan gitmesini sağlaması ve bununda vücudu yaralanmalardan doğan olası kan kaybına yönelik koruma sağlaması olduğu belirtilmektedir.

Davranışçı yalamışım ise; kişinin fobi geliştirdiği nesneyle yaşadığı olumsuz bir deneyim sonucu (köpek ısırması…gibi) o nesneden korkmayı öğrendiğini ve o nesneden kaçınarak rahatladıkça da(köpek sesi duyduğu mahallelere girmemek…gibi) bu gelişen fobinin devam etiğini vurgulamaktadır.

Bilişsel kuram açısından ise kişi korktuğu nesneye yönelik geliştirmiş olduğu bir takım düşüncelere sahiptir. Kişi korktuğu nesnenin ona zarar verme olasılığını ve olası zararın şiddetini çok yüksek algılamakta bu olası zararla bahşedebilme gücünü ve olası dış yardım kaynaklarını da çok düşük algılamaktadır. Bu algılayış şekli kişinin nesneyle(köpek... gibi) karşı karşıya gelince yoğun bir korku yaşamasına sebep olmaktadır.

Yapılan araştırmalar özgül fobinin ilaç tedavisine yanıt verdiğini göstermektedir. Özgül fobi tanısı olanların, Bilişsel Davranışçı Terapiye  %50-%70 arasında olumlu yanıt verdiği görülmüştür.

                     

                       

Fobinin;  tespiti ve tedavisi için, “Bilişsel Davranışçı Terapi” uygulayan kliniğimize başvurabilirsiniz.

                                                     

Yalnız değilsiniz.