Obsesif Kompulsif  Bozukluk Nedir?

OKB ( Obsesif Kompulsif  Bozukluk); obsesyonlar, kompulsiyonlar ya da her ikisinin birlikte varlığıdır.

Obsesyonlar, aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanımlanır:

1) Bu bozukluk sırasında kimi zaman zorla ve istenmeden gelen ve çoğu kişide anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler.

2) Kişi bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye, bunları baskılamaya , başka bir düşünce ya da eylemle etkisizleştirmeye çalışır.

Kompulsiyonlar aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanımlanır:

1) Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulaması gereken kurallara göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar; el yıkama, düzene koyma, kontrol etme… zihinsel eylemler;  dua etme, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma…

2) Davranışlar ya da zihinsel eylemler;  sıkıntıdan kurtulmaya, var olan sıkıntıyı azaltmaya,  korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir. Ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir.

B. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha fazla zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.

Risk faktörleri nedir?

OKB toplumun genelinde %2-3 oranında görülmektedir. OKB görülenlerin %75-80’inde obsesyonlar ve kompulsiyonlar birlikte görülürken %20-25 de sadece obsesyon veya sadece kompulsiyon görülebilir. OKB 20li yaşların başında başlamaktadır. Kadınlarda erkeklere göre daha erken ortaya çıktığı görülmüştür. OKB’nin eskiden daha az görüldüğü düşünülmekteydi ama yapılan çalışmalar aslında kişilerin OKB belirtilerinin ne olduğunu bilmedikleri veya OKB belirtilerini “delirmek” gibi yorumladıkları için belirtilerini gizlediğini göstermiştir. OKB aslında düşünüldüğünden daha yaygın gözüken bir rahatsızlıktır.

OKB’nin olası sebepleri nelerdir?

OKB’ nin biyolojik nedenleri olarak beynimizde ki yolaklardan biri olan orbitofrontal korteksin aşırı aktif olması gösterilmektedir.

Genetik faktörlerin de OKB gelişiminde etkili olduğu gösterilmiştir. OKB rahatsızlığının, kişilerin ailelerinde de OKB belirtilerinin görülme olasılığı %30 olarak bulunmuştur.  OKB tanısı almış kişilerin ailelerinde de OKB tanısı almayanlara göre ailelerinde 3-4 kat daha fazla OKB tanısı olan kişi bulunmaktadır.

Davranışçı kurama göre kişi obsesif düşüncelerinden gözlem yoluyla yada olumsuz bir yaşantı yoluyla korkmayı öğrenmiştir ve obsesif düşüncelerin yaratığı kaygıyı azaltmak için ise çeşitli ritüellerin yararlı olduğunu öğrenmiştir. Kişi ritüeller sayesinde kaygısını azalttığını gördükçe her kaygı yaratan obsesif düşünce geldiğinde daha çok ritüellere başvurmaya başlar bu durum ise kısa vadede kaygıyı azalttığı için ödüllendirici olmakla birlikte uzun vadede obsesyonların gittikçe artarak geri gelmesine sebep olur. Bilişsel kuram ise; kişilerin obsesyonlarına verdikleri anlamın aslında OKB’ yi ortaya çıkardığını vurgulamaktadır. Kişiler aniden zihinlerin de beliren obsesif düşünceleri, gerçekleşme olasılığı çok yüksek ve tehlikeli düşünceler olarak görmektedirler. Bu düşüncelerin yaratığı sorumluluk duygusunu azaltmak için ise ritüellere başvurmaktadırlar.

OKB’ nin tedavisi nedir?

OKB hastalarının %60-70’ de; ilaç kullanımından ilk 2-3 ay sonra belirtilerin %30 oranında azalma görülmektedir. Bilişsel davranışçı terapi tedavisini tamamlayan OKB hastalarının, %85’inde belirtilerde düzelme görülmektedir.

 

                       

OKB ‘nin, tespiti ve tedavisi için “Bilişsel Davranışçı Terapi” uygulayan kliniğimize başvurabilirsiniz.

 

Yalnız değilsiniz.