Yaygın Kaygı Bozukluğu (YAB)  Nedir?

Yaygın kaygı bozukluğunun tanı kriterleri şunları içermektedir. (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, kısaca DSM -5’e göre)

A. En az 6 aydan beri neredeyse her gün görülen, birden çok olay ve aktivite esnasında (okul ya da iş performansı gibi) oluşan aşırı kaygı ve tedirginlik durumu (endişeli beklentiler).

B. Kişinin bu endişeyi kontrol etmekte zorlanıyor olması.

C. Aşağıda sunulan belirtilerden en az 3’ünün, (en az birkaç tanesinin son 6 ay boyunca görüldüğü günlerin sayısının görülmeyenden fazla olması) kaygı ve endişe ile bağlantılı olması:

1. Huzursuzluk ya da heyecan duygusu,

2. Kolayca yorulma,

3. Düşüncelerini yoğunlaştırmada zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması

4. İrritabilite (sinirlilik),

5. Kas gerginliği,

6. Uyku sorunları,

D. Kaygı, endişe veya fiziksel belirtilerin klinik olarak belirgin strese sebep olması ya da sosyal, iş hayatı ya da diğer alanlardaki işlevsellikte bozukluklara yol açması.

E. Rahatsızlığın, herhangi bir maddenin ya da tıbbi durumun etkisiyle açıklanamıyor olması.

F. Rahatsızlığın, başka bir ruhsal bozuklukla daha iyi açıklanamıyor olması.

Yaygın kaygı bozukluğunun (YAB)  ayırt edici özelliği,  bireyin sadece bir tane olay, durum veya belirti ile ilgili değil,  kişinin normal gündelik olaylar ve gelecekle ilgili sürekli bir endişeli olma halidir. Yaygın anksiyete bozukluğunda kişi endişelenme sürecini kontrol edemediğini düşünmektedir.

Tanı

YAB’ın görülme sıklığı yetişkin nüfusun; %5-7 arasındadır. Kadınlarda, işsizlerde, bekarlarda ve boşanmışlarda daha fazla görülmektedir.  Genellikle 35-45 yaşları arasında ortaya çıkmakla beraber, ileri yaş grubunda en sık görülen bozukluklardandır.

Bilişsel kuram, YAB rahatsızlığının sebebini, kişilerin çevreleriyle ilgili algılarının hatalı olmasıyla açıklamaktadır. YAB hastalarına göre, dünya tehlikeli bir yerdi ve bu tehlikeyle baş edemeyeceklerdir. Endişelenmenin onları sorunları çözmek için kendilerini motive etiğine inanırlar. Endişelenmenin yaşadıkları belirsizliği azalttığını savunurlar.

YAB rahatsızlığının oluşmasındaki bir diğer etken ise aslında günlük hayattaki sıradan olaylar için endişelenmenin kişinin geçmişteki birinin ölümü veya travma…gibi  veya ilerde olabilecek (korona virüsten dolayı ölmek…gibi) daha ağır yaşam olaylarını düşünmesinin önüne geçmesidir. Bu durum kişinin daha az kaygılanmasına ve endişelenmenin olası felaketleri engelleyen bir eylem olduğuna inanması şeklinde görülebilir.

YAB rahatsızlığı için yaralı olduğu kanıtlanmış birçok ilaçlar olduğu bilinmektedir. İlaç kullanımı çeşitli yan etkilere de sebep olabilmektedir. Başta “Bilişsel Davranışçı Terapi” ve”  Metacognitive Terapi” olmak üzere birçok psikoterapi yaklaşımının YAB tedavisi üzerinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.  Birçok tedavi kaynağı olmasına rağmen YAB tanısı alan kişilerin  % 66’sı tedaviye başvurmamaktadır.

Klinik çalışmalar,  YAB’da etkili olan terapilerin %80 civarında iyileşme sağladığını göstermektedir.

                           

Yaygın kaygı bozukluğunun (YAB) tespiti ve tedavisi için; “Bilişsel Davranışçı Terapi” uygulayan kliniğimize başvurabilirsiniz.

 Yalnız değilsiniz.